Anasayfa » YENİ NESİL YATIRIM ARACI MI PONZİ Mİ?

Bu gönderiyi paylaş

Genel

YENİ NESİL YATIRIM ARACI MI PONZİ Mİ?

2008 yılı ekonomik krizinden sonra Satoshi Nakomoto tarafından yayımlanan White paper  (bir manifesto)sayesinde hayatımıza Bitcoin ile giren kripto paralar, küresel ekonomik kriz ardından büyük bir motivasyondu. Bitcoin sermaye kontrollerine, devalüasyona ve enflasyona tabi olmadığı için portföylerde altın ve dövizden sonra en çok tercih edilen iyi bir değer deposu haline gelmiştir.

1944’de Breeton Woods ile rezerv para haline gelen, yıllarca değerini koruyan ancak son zamanlarda ABD’nin aşırı borçluluğu, ABD-Çin arası mücadele ve ABD’nin teknolojik gelişmelerin gerisinde kalmasıyla 2020’de rezerv payı gerileyen ABD Doları’nın, paranın ekonomi literatüründeki özelliklerine(değişim, değer saklama aracı ve ölçü birimi) tam olarak sahip olmayan, fiyatları volatil seyreden kripto para Bitcoin’in dolar hegemonyasına son verip, tahtına oturacağı ve  “Dünya para birimi” haline geleceği görüşlerine pek katılmamakla birlikte Bitcoin, kripto dünyanın rezerv parasıdır.

2013 yılında Bitcoin, Silkroad yeraltı ekonomisinde kullanıldığı için adı kötüye çıkmış ve bazı çevreler tarafından sadece ponzi finansman, kara para aklamaya yarayan bir araç olarak görülmeye başlamıştır. Homosapiens hedonisttir, kolay yoldan büyük hedeflere ulaşmak tatlı gelir. Suçu Bitcoin’e yüklemek yanlıştır, sorun olan hizmetin kendisidir.

Kripto varlıkların “hedge finansmanı” olarak finanse edilebilecek Bitcoin nakit akışı kaynağı bulunmaktadır.  Finansmanın  “ponziye”  nasıl evrildiğini açıklamak için “Minsky Anı” kavramı ile tanınan Hyman Minsky’nin, 1986 yılında finansal sistemin istikrarsızlığını ölçmede kullandığı çerçeveyi ödünç alacağım.

Ancak, bu konuya geçmeden önce kripto da neden “ponzi” saplantısı oluşmuş? 1920’de Charles Ponzi tarafından geliştirilen bu sistemi bir tanıyalım…

Hukuksal dayanağı bulunmayan merkeziyetsiz yapısıyla teknoloji ve finansın geleceği kabul edilen kriptolar, finansal istikrarı tehdit edeceği, para politikaların etkinliğini azaltacağı,  senyoraj gelirinden mahrum kalınabileceği, merkez bankalarının para basma tekelini ellerinden alacağı ve en önemlisi de vergi geliri ve kara para aklamayı takip etmeyi zorlaştıracağı endişesiyle devletler tarafından tehdit olarak algılanmaktadır.  Halbuki, kara para aklama da en büyük pay hala rezerv para olarak görülen itibari paralara aittir. Ve her yıl aklanan kara para tutarı kripto paraların piyasa değerinin 7 katı büyüklüğündedir.

Kripto varlıkların ulusal para birimlerine ve finansal istikrara yönelik  bir tehdit olarak görülmesinin asıl nedeni  “anonim” olmasıdır. Tabi ki tarihte yaşanılan “ponzi finansman” tecrübelerin de rolü büyük. Yüzyıllar önce, 16. yüzyıl sonunda patlayan “Lale Çılgınlığı” (Tulipmania), 1720 South Sea (Güney Denizi) Balonu- Mississippi Balonu, borç–gelir ilişkisinin bozulduğu 2008 Mortage Krizi, Nasdaq eski başkanı ve  Bernard L. Madoff Investment Securities LLC sahibi Bernand Madoff’un hayali karlar yarattığı skandalı, Türkiye’de Banker Kastelli, 90’larda Titan Saadet Zinciri, 2010’larda Çiftlik Bank ve son olarak da Thodex’ de ponzi finansmanın izlerini görebiliyoruz. Bu hikayelerin hepsinde sisteme başta girenler ve düzen bozulmadan karını alıp ayrılanlar kazanmış, ancak sistemin son üyeleri büyük kayba uğramışlardır.

 

Ponzi’nin temelinde, bireylerin rekabetçi yatırım getirisi talep etmesi yatar. Bunu fırsat bilen finans ya da finans dışı kurumlar da yatırım yapmak ve parasını biraz daha hızlı büyütmek isteyen kişilerden  “katlanan” kar payı dağıtım sistemi sürdürülebilir olmayan bir tür dolandırıcılık veya kara para aklamada diyebileceğimiz bir kurgu yaratır. Bu sistem, ülkede finansal istikrar sürdüğü ve oyunun yönetmeni “bitiriyoruz” demediği müddetçe hem yönetmen hem oyuncular için karlı bir şekilde mutlu mesut ilerlemeye dayanır.

 

Minsky çıkıp gelse Bitcoin’i nasıl bir finansman döngüsünde izlerdi? O da Bitcoin’i sadece ponzi olarak mı görürdü ya da diğer finansman sınıflarında da değerlendirir miydi?

  • Minsky Finansal İstikrarsızlık Hipotezi

Minsky Hipotezinde hedge, spekülatif ve ponzi olarak adlandırdığı üç tür finansman vardır. Bu sınıflandırma, iktisadi bireyin nakit gelir ve yükümlülüğü arasındaki ilişkiyi esas alır. Hedge finansman yapısı, tüm dönemlerde nakit(kesin) gelirlerin nakit ödemeleri aşması durumudur. Faizlerin yükselmesi, piyasadaki olumsuzluklar hedge finansmanını etkilemez. Piyasa canlıdır ve birçok varlığın fiyatı artmaktadır. Bunu takip eden aşama, spekülatif finansman ise irrasyonel coşku diye tanımlanan nakit girişlerinin nakit çıkışlarını karşılayamadığı dönemdir. Faiz artışları ve ödeme yükümlülükleri geliri aştığı zaman yeniden borçlanma gerektirir.  Bu nedenle, para ve likit varlıklar tutulması tercih edilir. Ancak, Belirsizlik azaldığında, elde tutulan likit varlık taşıma maliyeti yaratabilir. Son olarak, ponzi de ise çoğu zaman nakit girişi nakit çıkışlarından fazladır. Birimler, sürekli borçlanmak zorundadır. Ekonominin genişlediği ve tepe noktasına ulaştığı dönemlerde finansal yapı bu eğilime yönelmektedir.

Minsky’e göre bu bir döngüdür. Çünkü, eninde sonunda Ponzi sahnesindeki kartlardan oluşan evin kendi üzerine düşecek kadar büyüdüğü bir an gelecek ve daha sonra “Minsky Moment” “Minsky Anı” olarak adlandırılacaktır. Hayatta kalan finansal kurumlar,  yeni bir başlangıç ile kendilerini yeniden inşa edecek ve döngü yeniden başlayacaktır.

 

  Bitcoin’i bu Minsky’nin sunduğu bu çerçevede inceleyecek olursak;

 “Hedge finansmanı” olarak finanse edilebilecek 2 doğal Bitcoin nakit akışı kaynağı bulunmaktadır. Bir önceki yazımda bahsettiğim Bitcoin madenciliği bunlardan biri. Bitcoin madencisi, platformlarını açar ve yeni basılmış Bitcoin ve blok zinciri ağında başarıyla işledikleri her blok için ödül olarak verilen yeni Bitcoin’leri kazanırlar, işlem zahmetlidir ve her 10 dk. Bir gerçekleşir. Değişkenleri ise sadece elektriğin maliyeti ve blok zincirinde bir sonraki bloğu oluşturma hakkını kazanmanın hesaplama zorluğudur. Diğeri, Bitcoin için sunulan en önemli geliştirmelerden biri olan açık kaynaklı Lightning Network (Yıldırım Ağı) projesidir. Bu sistem, Bitcoin transfer işlemlerindeki hız sorununu çözmeyi amaçlıyor. Bitcoin blokzincirinin güvenliği ve güvenilir yapısına müdahale etmeden var olan blok zincirine bağlı paralel bir ağ üzerinden hızlı, güvenilir, çok düşük işlem ücretleri ile Bitcoin transferleri imkanı sunan Lightning Network, Bitcoin ile çok düşük tutarlı, çok yüksek adetli ödemelerin bile anında gerçekleşmesini mümkün kılıyor.

Finansallaşmanın bir sonraki katmanı kripto para birimlerinde en yaygın finansallaşma faaliyeti olarak görülen “spekülatif finansman”dır. Bir proje kendisini ticari açıdan yararlı bulabilirse, pratik kullanıma bir adım yaklaşmış olur ve kendi alanında baskın hale gelip, geniş ticari kullanıma girebilmeyi başarabilirse kabul görür.

Kripto para biriminde kazanç, piyasa faizinden daha fazla ve taşıma maliyeti daha ucuz olduğunda kendini gösterir; finanse edilen faaliyetlerin başarısını veya başarısızlığını gelir akışlarından ziyade piyasa kaynaklı getiriler belirler. Finansal araçlarda arbitrajdan kar sağlanabilir, ancak kripto para birimlerinin fiyatının volatil olması, fiyatlandırma bilgilerinin hızlı yayılması sebebiyle arbitraj fırsatları istikrarlı ve nakit akışları sağlayacak kadar büyük ve sık değildir.

Son kategori olan “ponzi finans”, “spekülatif finans” kaynakları aştığında ortaya çıkar, ki ponziye en başta değinmiştim. Günümüzde bazı kriptolarda yaşanan saadet zinciri hikayelerini düşündüğünüzde, sistemlerinin Minsky’nin tanımı ve C. Ponzi mantığıyla birebir uyum içinde olduğunu ve ‘daha fazla kazanmak’ isteyen kişileri kötü niyetle bu oyuna nasıl dahil ettiklerini görüyoruz. Ancak, atlanan bir nokta var ki oldukça önemli…  Bitcoin, arka planındaki blokzincir teknolojisi hiyerarşiyi yıkan ve gücü merkezden katılımcılara dağıtan bir yapıya sahip olması da ponzi ve blokzincir de işleyen Bitcoin’in yanyana getirilmesini zorlaştırmaktadır. Konuyu derinlemesine araştırmamış olanlar haklı olarak kripto paraları ponzi ve kara para aklamaktan ibaret olduğunu düşünerek kripto yatırımından ve kullanımından  kaçınmayı tercihe etmektedir.

 

Başlarken açıkladığım ponzi finansman sistemi ve Minsky Hipotezine göre Bitcoin ağırlık merkezi “spekülatif finans” ile  “”ponzi finans” arasında yer almaktadır. Türkiye’de Bitcoin’in ve diğer kripto paraların ödemelerde kullanılması yasak ancak Bitcoin, yatırımda korunma kalkanı olarak kullanılabilir.

Bitcoin finansmanının “hedge finansmanı ”sınıfına 2 şekilde    döndürülebilir:

    

  • İlk seçenek, Bitcoin’in benimsenmesine dayanır. Harcama, varlıklara yapılan yatırım ve ücretler gibi doğal nakit akışı kaynakların da Bitcoin’in kullanılması artması. Henüz 4 senelik bir mazisi olan DeFi, Hathor Network, Dia, Orion Protocol, Warp, Serum,…gibi projeleriyle ekonomik faaliyet kaynaklarını yaratmanın yollarını bulmak için merkezi faaliyetler başlattı.
  • İkinci seçenek ise, Bitcoin’i bir tasarruf aracı olarak kullanılmaya teşviki olabilir. Finansal kurumlar, sigorta ve fon yönetimi sektörü, Bitcoin ve fiat para nakit akışlarının ödeme faaliyetlerinde teminat yönünü birleştirerek, tasarruf sahiplerinin kripto paraları biriktirmelerine olanak tanıyan programlar sunmaya başlamasıdır.  Bunun yanında tasarruf sahibini korunması da hedeflenmelidir.

Özetle, Bitcoin sadece kocaman bir ponzi şemasından ibaret değildir. Ortaya çıkarılmasından piyasada işlem görmesine kadar içerisinde diğer finansman yollarını da barındıran çeşitli faaliyetler ve projeler ile hedge finansmanı olarak kullanılabilecek bir yatırım aracı olmaya ve isminin “ponzi” olarak anılmasını yenmeye adaydır. Ancak, kuralların, düzenlemelerin tüketiciyi korumanın da sağlanması gerekir. Gözetim ve denetimin amacı ise sadece kötüye kullanımı engellemek olmalıdır. Ve inovasyonun önü kesilmemelidir.

Kripto para sisteminde regülasyonlar henüz yeni başladığından, yatırımcıyı koruyabilecek bir ekosisteme sahip değildir. Ancak,  kripto paralara yatırım düşünen bireyler borsa yerine özel ve açık anahtar kullanımı ile kriptoların saklandığı sıcak-soğuk cüzdan gibi güvenli sistemleri araştırmalı ve sunulan avantajlardan yaralanmalıdır.

Amerikalı-Avustralyalı iktisatçı Joseph A. Schumpeter “ her yeni icat, bir yapıcılık barındırır” der.  Teknolojik hızı yakalayamayanlar ise yok olup giderler. Eskinin üzerine eğri olan bir sistem değil, Değişim için gerçek adımların bu yolda atılmasıdır gerekli olan. Önümüzdeki dönemde dijitalleşmeyle yapay zeka bağlantılı teknolojiler; blokzincir ve veriyi işlemede hızda kuantum yaygınlaşacak. Dönüşüme her ne kadar ayak uydurmak istemeseniz de sistem sizi içine çekiyor ve  dışında kalamıyorsunuz.

 

 

 

Referanslar:

*https://www.spglobal.com/marketintelligence/en/news-insights/latest-news-headlines/us-dollar-s-role-as-top-reserve-currency-safe-even-as-global-share-hits-new-lows-63540682

* https://coinmarketcap.com/tr/

*İstikrarsız Bir Ekonominin İstikrarı-Hyman Minsky

*Blokzincir Kripto Paralar Bitcoin: Satoshi Dünyayı Değiştiriyor- Vedat Güven & Erkin Şahinöz

 

 

 

Bu gönderiyi paylaş

Yorum Yaz

Araç çubuğuna atla