SosyalParaAnaliz

ANALİZ: Alman mühendisler 2022 yılı için endişeli

27 Nisan 2022 in Raporlar, Reel Sektör, Sektör Analizi

Ukrayna savaşının bir sonucu olarak yüksek enflasyon, artan enerji fiyatları ve belirsizlikler, 2022’nin ilk çeyreğinde Doğu Alman makine ve tesis mühendisliğindeki havayı bulandırıyor. Endüstri derneği VDMA‘a göre, ortalama kapasite kullanımı neredeyse %90 ancak 2021’in son çeyreğine göre olumlu beklentide olan şirketlerin oranı %14 kadar düştü.

Belirsiz Durum

VDMA tarafından Mart sonu/Nisan başında 350 üye arasında gerçekleştirilen yeni bir ankete göre, 2021’in sonunda şirketlerin %83’ü ekonomik koşullarını “çok iyi” veya “oldukça iyi” olarak değerlendirirken, 2022 yılının ilk çeyreğinde bu oran %69’a indi.

VDMA Regional Association East’in Genel Müdürü Oliver Köhn, “Şirketlerin sipariş defterleri genellikle dolu. Ancak Ukrayna’daki savaş şimdiden damgasını vuruyor. Belirsiz durum, müşterilerin yatırım yapmaya daha az istekli olduğu anlamına geliyor. Buna ek olarak, savaş mevcut tedarik ve lojistik sorunlarını daha da kötüleştiriyor ve malzeme ve nakliye maliyetleri daha da artıyor,” ifadelerini kullanıyor.

Şu anda iyi bir doluluk

Şirketler, 2022 yılının ilk çeyreğinde kapasitelerini ortalama yüzde 88,9 oranında kullandı. Bu değer, önceki çeyreğin %1 altında ve son iki yılın en yüksek ikinci değeri.

Doğu Alman makine üreticilerinin %62’si 2022’nin ikinci çeyreğinde olumlu bir sipariş durumu bekliyor. İlk çeyrek için bu oran %90 idi. Öte yandan, her üç şirketten iyi biri, kısa vadeli iş fırsatlarının geçmişe göre daha da kötüleşmesinden korkuyor.

Yüzde 46’sı kendi iş durumlarının “oldukça iyi” veya “çok iyi” gelişeceğini varsayıyor. Ancak şirketlerin yarısından fazlası (%54) 2022’de genel durumun kötü olmasını bekliyor.

 

Garanti BBVA’dan elektrikli araç hamlesi

27 Nisan 2022 in Sektör Analizi

Garanti BBVA, elektrikli araçlar için hızlı şarj istasyonlarının kurulması amacıyla enerji şirketi ABB ile anlaştı.

Bu kapsamda elektrikli araç şarj istasyonu finansmanı için Garanti BBVA’nın bireysel müşterilerine alışveriş kredisi sağlanabilecek. 3 ila 36 ay vadeyle 30.000 TL’ye kadar kullanılacak alışveriş kredisi ABB bayileri aracılığıyla sunulacak. Krediyle sitelere, apartmanlara ve müstakil konutlara kurulum yapılabilecek.

Konuyla ilgili bilgi veren Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu, “Yakın zamanda Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeye göre, araç şarj istasyonu yatırımlarına, yatırım bedelinin yüzde 75’ine ve 20 milyon TL’ye kadar geri ödemesiz destek verilecek.

Ekonomik etki düzeyi yüksek ve birden çok sektörde gelişimi hızlandırma potansiyeline sahip elektrikli araç şarj istasyonlarının kurulması için ilerleyen dönemde daha fazla finansman ihtiyacı olacak. Bu kapsamda yine bir ilki gerçekleştirerek müşterilerimizin e-şarj desteğine ulaşabileceği alışveriş kredisi çözümümüzü sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

 

 

Açık Erişim, dezavantajlardan çok avantaj sunuyor

27 Nisan 2022 in Genel

TIB-Leibniz Teknoloji ve Doğa Bilimleri Bilgi Merkezi’nin tarafından yapılan yeni bir çalışmasının sonucuna göre, bilimsel yayınların ücretsiz olarak sunulması veya kısaca Açık Erişim, araştırmacılara dezavantajlardan çok avantaj sağlıyor.

Uzmanlar konuyla ilgili 318 bilimsel çalışmayı inceledi. Açık erişim, daha fazla kullanıma, daha profesyonel ve coğrafi olarak farklı bir izleyici kitlesine yol açar. Aynı zamanda, açık erişim yayınları, geleneksel olarak yayınlanan araştırma sonuçlarından ve yayın sürecinden daha fazla bilgi aktarımına katkıda bulunur.

David Hopf’a göre açık erişim yardımı ile makalelerin sunulması, kabul edilmesi veya yayınlanması arasındaki süre, daha kısa hale gelir.

Daha sık atıf yapılan yayınlara bakıldığında ücretsiz olarak erişilemeyen yayınlardan olduğu görülmüştür. Ampirik veriler olmamasına rağmen bu durum da avantaj olarak kabul edilebilir.

Yayın hizmetleri başkanı Marco Tullney, “Açık erişimin etkilerinin sonuçları, Alman bilimsel kuruluşlarının kendilerini  adadığı geniş kapsamlı bir açık erişim dönüşüm hedefinin doğru yol olduğunu gösteriyor” diye özetliyor.

 

TIB

 

Çip krizinden sonra ‘Lityum Krizi’

27 Nisan 2022 in Dünya Ekonomisi

Gelen raporlara göre otomobil üreticileri, çip krizinin başlamasından bu yana 12 milyondan fazla aracı banttan indiremedi.

Otomotiv endüstrisi dev şirketleri üretimlerini azaltıp fabrika-kapatmaya zorlayan çip kriziyle boğuşmaya devam ederken, uzmanlara göre çip krizinin ardından sektörde bu kez lityum darboğazı yaşanabilir.

Dünya’dan Evrim Küçük’ün haberine göre elektrikli araç piyasasından doğan talebi karşılamak için yeterli lityum yok.

Tesla, Volkswagen ve Mercedes gibi şirketler 2022’nin ilk üç ayında rekor sevkiyat yaparken, elektrikli araç satışları tüm zamanların en yüksek seviyesinde. Ancak talepteki artışa karşın uzmanlar yeterli lityumun bulunup bulunmadığından emin değil.

Geçen günlerde Tesla’nın CEO’su Elon Musk da lityum üretiminin çok yavaş olduğu, fiyatların ‘çılgın’ seviyelere geldiği uyarısını yapmıştı.

Fiyatlarda patlama beklentisi

‘Beyaz altın’ lityuma talebin 2025’e kadar bugünkünün iki katı olması, 2040’a kadar 40 kat artması bekleniyor. Bu da fiyatlarda patlamaya neden oluyor.

Benchmark Mineral Intelligence’a göre, lityum fiyatları geçen yıl yüzde 280’lik artışın ardından ilk çeyrekte iki katından fazla arttı. Yani fiyatlar son bir yılda yüzde 433 yükseldi.

Rezervler

Dünyadaki bilinen toplam lityum kaynağının yaklaşık 86 milyon ton olduğu tahmin ediliyor. Dünyada en fazla lityumun bulunduğu ülkeyse yaklaşık 21 milyon tonla Bolivya. Bu ülkeyi 19,3 milyon tonla Arjantin, 9,6 milyon tonla Şili takip ediyor.

 

Temiz Enerjili Kripto Para Madenciliği

27 Nisan 2022 in blockchain, Kripto Para

Temiz Enerjili Teknolojiler Üzerinde Çalışılıyor

Kripto paralar, üretiminde harcanan enerji miktarı sebebiyle birçok eleştiriye maruz kalıyor. Cambridge Üniversitesi tarafından hazırlanan Bitcoin Elektrik Tüketimi Endeksi’nde Bitcoin’in bir yılda Norveç’ten daha fazla elektrik tükettiği belirtiliyor. Bu yüzden kripto para alanında yeni teknolojiler üzerinde çalışılıyor.

Hatırlanacak olursa Intel, geçtiğimiz aylarda enerji verimli bitcoin madenciliği yongasını tanıtmıştı. 23 Mart 2022’de ise madencilik üretim süreci hakkında çalışmalar yapan Parex kurulmuştu.
Parex’in Kurucusu Liam Anthony, Parex’in madenciliği sabit disklerde yürüttüğünü bu sayede Bitcoin üretimindeki elektrik ihtiyacı yarı yarıya düştüğünü ifade etmişti.

Crusoe Energy Systems

Yeşil bilgi işlem altyapısı şirketi Crusoe Energy Systems, C serisi yatırım turunda, aralarında kripto para yatırımı yapan bazı fonlarında bulunduğu bir grup yatırımcıdan 350 milyon dolarlık sermaye yatırımı ve 155 milyon dolara kadar kredi imkanları dahil olmak üzere 500 milyon doların üzerinde yeni sermaye yatırımı aldığını duyurdu.

Yatırım turu, teknoloji, enerji, iklim ve kripto odaklı yatırımcıların katılımıyla iklim teknolojisi Venture Capital yatırımcısı G2 Venture Partners tarafından yönetildi.

YÜZDE 99’A KADAR EMİSYON AZALTIMI SAĞLIYOR

Sağlanan kaynak, Crusoe’nun metan önleyici veri merkezlerini genişletmek ve yüksek performanslı bilgi işlem (HPC) için emisyonları azaltan bir platform başlatmak için kullanılacak.

Crusoe, boşa harcanan enerjiyi yakalayan ve bunu kripto, bulut ve veri merkezleri için gelişmiş bilgi işlem sistemlerine güç sağlamak için kullanıyor. Şirketin Digital Flare Mitigation veri merkezleri, tahmini 2,5 milyar kübik feet (yaklaşık 71 milyon metreküp) parlamayı önlerken güçlü bir seragazı olan metan emisyonlarının yüzde 99’a varan oranda ortadan kaldırılmasını sağlıyor. Yayılan alevlenmeyi azaltan veri merkezleri filosu, yılda 650 bin metrik ton olarak tahmin edilen CO2 eşdeğeri emisyonları azaltabiliyor.

BITCOİN MADENCİLİĞİNE DESTEK OLACAK

Yeni finansman, ABD içinde ve uluslararası alanda dijital parlama azaltmanın genişletilmesine yardımcı olacak ve büyük ölçekli Bitcoin madenciliği ve bulut bilişim altyapısının dağıtımını sağlayacak. Ek olarak karbon azaltan enerji kaynaklarıyla desteklenen HPC bulutu CrusoeCloud’un piyasaya sürülmesini hızlandıracak.

 

Binance’den Mülteci Kartı

26 Nisan 2022 in blockchain, Kripto Para

Binance, Ukraynalı Mülteciler için Kripto Kartı Sunacak

Kripto para borsası Binance, Contis ortaklığıyla Ukrayna’dan Avrupa ülkelerine taşınmak zorunda kalan tüm mevcut ve yeni Binance kullanıcıları için bir kripto kartı piyasaya sürdüğünü duyurdu.

Programın bir parçası olarak Binance Charity, göçmenlerin akrabaları ya da  tanıdıklarının kripto parayı yeni kartlara transfer etmesine izin verecek. Binance mülteci cüzdanlarına destek için bu kartlara kripto tabanlı nakit yardımı sağlamak için Rotary ve Palianytsia dahil olmak üzere çeşitli kar amacı gütmeyen kuruluşlarla birlikte çalışıyor.

Hesap Açma ve Yardım Detayları

Kart almak ve kullanmak ücretsizdir. Binance Mülteci Kripto Kartı almak için mültecilerin, halihazırda başka bir ülkede yaşıyor olsalar bile, Ukrayna’da kayıtlı mevcut bir hesabı kullanmaları veya bir Ukrayna ev adresini kullanarak yeni bir Binance hesabı açmaları gerekecektir. Tüm kullanıcıların tam KYC doğrulamasını tamamlaması gerekecektir.

Kar amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından doğrulanan ve Binance Mülteci Kripto Kartları için başvuran mülteciler, BM Mülteci Ajansı  tarafından önerilen bağış seviyelerine uygun olarak üç ay boyunca ayda 75 ABD Dolarına eşdeğer 75 BUSD alacaktır. BUSD kripto para birimi, kart ödemesi sırasında otomatik olarak yerel para birimine dönüştürülecektir.

Binance Charity Başkanı Helen Hai, konu ile ilgili olarak şu şekilde açıklama yaptı:

“Ukrayna için böylesine zor bir zamanda, acil finansal ihtiyaçları olan insanlara yardımcı olmak için hızlı, ucuz ve güvenli bir fon transfer etme yolu sundukları için kripto para birimlerinin yararlı olduğu açık”

Binance Yardım Kuruluşu Hakkında

Binance Charity, küresel sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmak için blok zinciri destekli hayırseverliğin ilerlemesine adanmış kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. Binance Charity, her türlü yoksulluk ve eşitsizliği sona erdirmek, sürdürülebilir kalkınmayı ilerletmek ve kimsenin geride kalmamasını sağlamak için teknoloji inovasyonunun kullanıldığı bir gelecek inşa etmek için blok zincirine dayalı %100 şeffaf bir bağış platformu geliştirerek hayırseverliği aktarmayı hedefliyor. Bugüne kadar BCF, çeşitli projeler aracılığıyla 2 milyonun üzerinde nihai yararlanıcıyı desteklemiştir.

ECB Yetkilisi: Kripto paralar tam bir rüya

26 Nisan 2022 in blockchain, Kripto Para

ECB Yönetim Kurulu Üyesi Fabio Panetta’nın 25 Nisan 2022’de Columbia Üniversitesi’nde yaptığı konuşma metni:

170 yıl önce Amerikalılar, servet bulmak ve altına hücum etmek için batıya doğru gittiler. Açgözlülük ve kanunsuzluk, bu topraklar üzerinde bir avuç azınlığın çoğunluğun hayalini sömürdüğü Vahşi Batı uygarlığını oluşturdu.

2008 yılında, küresel mali krizin ortasında, bankalara karşı artan güvensizlik ve teknolojik yenilikler yeni bir rüyayı doğurdu: devlet kontrolünün ötesinde bir dijital altına hücum.

Satoshi Nakamoto – daha doğrusu bu takma adı kullanan yazılım geliştiricileri – merkezi olmayan dijital varlık olabileceğini düşündükleri şeyin kaynak kodunu yarattılar.

Kriptolar, teknolojiye, özellikle kriptografiye büyük ilgi gösterir, ancak ödeme ve para konularında derinlemesine bir anlayışa sahip olması gerekmez. Halkın incelemesinden bağımsız, bir para biriminin anarşist ütopyasını gerçekleştirmeyi arzularlar.

Neredeyse 15 yıl sonra, kripto varlıklar artık herkesin bahsettiği bir konu. Kripto meraklıları, kripto kumarında şanslarını denemeleri gerektiğini düşünerek kripto piyasasının yükselişine hayret ediyor. Madencilerden aracılara kadar dijital finansa yayılmaya çalışan bir ekosistem ortaya çıktı. Kripto misyonerleri, kripto balonunu körükleyen momentumu korumak için sürekli artan kripto varlık fiyatlarının aldatıcı bir anlatısını kullanarak yeryüzünde cenneti vaat ediyor.

Satoshi Nakamoto’nun güvenilir para yaratma hayali tam da bir rüya…

Ama görünüşler aldatıcıdır. Satoshi Nakamoto’nun güvenilir para yaratma hayali tam da bir rüya…

  1. Kripto varlık transferlerinin işlenmesi saatler alabilir. Fiyatları çılgınca dalgalanıyor.
  2.  Sözde devletlerden uzak anonim işlemler, sistemde değişmez izler bırakır.
  3.  Kripto sahiplerinin büyük bir çoğunluğu, ademi merkeziyetçi finans felsefesinin aksine aracılara güveniyor. Örneğin, bitcoin’i yasal ödeme aracı olarak benimseyen ilk ülke olan El Salvador’da ödemeler, geleneksel bir merkezi olarak yönetilen cüzdan aracılığıyla gerçekleştirilir.
  4. Kripto varlıklar, vaat ettiklerinin tam tersi olan istikrarsızlık ve güvensizlik yaratıyor. Yeni bir Vahşi Batı yaratıyorlar.
  5. Kripto piyasası şu anda – 1,3 trilyon ABD doları değerinde – küresel mali krizi yaşandığı zaman, yüksek faizli ipotek piyasasından daha büyük durumdalar. Ve çarpıcı biçimde o piyasaya benzer dinamikler gösteriyor.

 

 

Konuşma metninin tamamını okumak için buraya tıklayınız.

 

Kripto paralar yaptırımları delmek için kullanılıyor

26 Nisan 2022 in blockchain, Kripto Para

620 milyon dolarlık kripto hırsızlığı

Ersin Çahmutoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir paylaşımda, FBI’ın Kuzey Kore askeri servisinin kontrolünde olan gruplar üzerinden kripto para hırsızlığı yaptığını yazdı. Hackerlar’ın, organize çetelerin bu işleri bir süredir yaptığını biliyoruz. Çahmutoğlu, bunların dışında devlet destekli grupların da olduğunun altını çiziyor ve şu ifadeleri kullanıyor:

“Özellikle Kuzey Kore bu konuda çok aktif. Kuzey Kore Hükümeti, Lazarus ve APT38 grupları üzerinden kripto para vurgunu yapmakla kalmıyor, ransomware saldırıları da Kuzey Kore istihbaratının desteklediği veya servislere bağlı olan aktörler eliyle yürütülüyor”

“Hatta bazı devletler doğrudan askeri veya teknik istihbarat servisleri aracılığıyla bu faaliyetleri yürütüyor. Kuzey Kore de bunlardan biri… Hatta dünyada ilk sırada olduklarını dahi söyleyebiliriz.

Kuzey Koreli APT grupları devletin ihtiyaç duyduğu mali kaynakları karşılayabilmek için olağanüstü bir çabayla çalışıyor. Kripto para madenciliği ile başlayan ancak daha çok getirisi olması sebebiyle kripto para soygunculuğu ve ransomware operasyonlarına yönelen faaliyetler son yıllarda artışa geçti.

Özellikle Rusya, Kuzey Kore ve İran…

Ersin Çahmutoğlu, devletlerin kripto paralar üzerinden siber uzaydaki faaliyetlerini artırdığı gerçeğine işaret ediyor. Özellikle Rusya, Kuzey Kore ve İran gibi ülkelerin ABD başta olmak üzere pek çok batılı ülkeden yaptırım gördüğünü ve bu sürecin halen devam ettiğini hatırlatıyor:

“Bu yaptırımlar ekonomik anlamda dar boğaza giren ülkeler için bir arayışa da neden oluyor. Devletler, aradıklarını siber uzayda buluyorlar… Hem maliyet hem iş gücü hem de getiri açısından bakıldığında oldukça uygun platformlar var. Birbirinden farklı kripto paralar aracılığıyla devletin ihtiyaç duyduğu mali kazancı sağlıyorlar.

 

 

*Sertaç Aksan, TRT Haber. Haberin orjinal haline buradan ulaşabilirsiniz.

25 islami kripto para biriminden 5’i ayakta kaldı

26 Nisan 2022 in blockchain, Kripto Para

Avrupa’da İslami bankacılık ve finansın öncü isimlerinden biri olarak bilinen Alman ekonomist Michael Gassner, şimdiye kadar İslami kripto para birimlerinden başarı hikayesi çıkmadığını belirterek, “25 İslami kripto para biriminden sadece 5’i ayakta kaldı” dedi.

Müslümanlar için ortak kripto para, uygulanabilir değil

Müslüman kuruluşların genellikle altın veya gümüş gibi kıymetli eşyalar tarafından desteklenen kripto paralara fetva verdiğini dile getiren Gassner, “İlk İslami dijital para olan e-Dinar, birim karşılığını 85 gram altına sabitliyor. Yani parasını çekmek isteyenin, parasının gram karşılığındaki altın değerini de geri alabilmesi öngörülüyor. Fakat geri alma konusunda da parayı piyasaya süren şirketin güvenilirliği konusu devreye giriyor” ifadesini kullandı.

Gassner, şöyle devam etti: “Müslüman dünya için ortak kripto para birimi üretmek zor bir konu. Müslüman ülkelerin hepsi ekonomik olarak farklı konumda olduğu için ortak bir para birimi kurmaya dair fikirler hayata geçemedi. Çünkü para biriminin değeri arttıkça, ekonomisi düşük olan ülkeler daha çok borçlanacak. Bu yüzden ortak kripto parayı da uygulanabilir bulmuyorum.”

Gassner, İslami dijital paraların şimdiye kadar piyasada başarı örneği sergileyemediğini vurgulayarak, “Yaptığım araştırmalarda şimdiye kadar 25 İslami dijital para buldum. Şu an bu 25 İslami kripto para biriminden sadece 5’i ayakta kaldı. Diğerleriyse hile ve usulsüzlük gibi nedenlerden iflas etti.” diye konuştu.

Kripto para dolandırıcılığından 7,8 milyar dolar para kaybedildi

ABD merkezli Chainanalysis firmasının araştırmasına göre, şimdiye kadar dünyada kripto para dolandırıcılığından kaybedilen para miktarının 7,8 milyar doları bulduğunu belirten Gassner, kripto paranın Müslüman dünya için faydaları olabileceğinin altını çizerek, “İslami kripto paralar, devletler tarafından piyasaya sürüldüğünde finansal katılımcılığa katkı sağlayabilir, merkez bankalarına negatif faiz oranı uygulama gibi müdahale imkanları da verir. Fakat paranın yönetimine dair etik davranılması şarttır” değerlendirmesinde bulundu.

Bitcoin Güvenilirliği

Gassner, fiyattaki sık değişkenlik nedeniyle Bitcoin ve diğer popüler kripto paraların güvenilirliğinin tartışıldığına işaret ederek, şunları söyledi:

“Bitcoin, günümüzde çok karlı bir yatırım olarak görülse de şu an uyuşturucu kaçakçıları bile sattıkları malın değerini Bitcoin’e göre belirlemiyor. Sonuç olarak bu, işlevsiz bir para birimi. Bitcoin’i bir kişiye taksitle araba satmak için kullanamıyoruz. Çünkü taksitle belirlenen miktarın değerinin ileride ne olacağını bilmiyoruz. Bu yüzden Türkiye, Mısır ve Endonezya başta olmak üzere bazı alimler, kıymetli eşya tarafından desteklenmeyen sanal parayı caiz olarak görmüyor.”

Haftanın öne çıkan grafikleri

25 Nisan 2022 in Borsa, Piyasa, Raporlar

1. SP500, geçtiğimiz hafta, 20, 50, 75, 200 ve 250 günlük hareketli ortalamayı test etti. Kritik bir seviye olmasının yanısıra en son 11.10.1994 yılında böyle bir hareket gerçekleşti. Sonraki 12 ay endeks %24 değer kazandı.

1

2. AAII anketine göre, yatırımcı sentimentinin %20’den düşük olduğu zaman dilimlerine bakıldığında, 31 dönemin 30’unda gelecek 3, 6 ve 12 ay pozitif getiriler mevcut.

 

3. Bitcoin ve Nasdaq korelasyonu çok yüksek seviyelerde.

 

4. SP500 endeksi ile Paypal, Netflix, Facebook ve Nvidia gibi teknoloji sektörlerinin ayrışması çok yüksek seviyelerde. Örneğin Paypal %68 seviyelerinde geri çekilme yaşamasına rağmen, SP500 %6.2 geri çekilme yaşadı.

 

5. Basit metallerin değerli metallere oranı 0.50 seviyelerinde. Bu oran 2018 yılında son yaşandığında, ons altında, 2020 yılının yaz aylarına kadar ralli yaşanmıştı. Buradan bir dönüş olup olmayacağı gözlemlenecektir.

 

ICRYPEX Kriptopara Model Portföyü (18-25 Nisan)

25 Nisan 2022 in blockchain, Kripto Para

 

 

*Sunulan veriler geçmiş dönemi yansıtmaktadır ve bilgilendirme amacıyla sunulmaktadır. Model Portföyün geçmiş performansı gelecek dönem performansı için bir gösterge olamaz. Rapor kapsamındaki açıklama ve getiri karşılaştırmaları reklam ve ilan niteliği taşımamaktadır ve performans ölçüm özelliğinde değillerdir.

**Burada ifade edilen herhangi bir görüş yalnızca içerik yazarına aittir ve hiçbir şekilde başka bir kişi veya kuruluşun görüşlerini veya görüşlerini temsil etmez.

Haftanın en çok kazandıran 10 yatırım fonu (18-22 Nisan)

25 Nisan 2022 in Piyasa

IMF raporundan öne çıkan grafikler (10 adet)

24 Nisan 2022 in Dünya Ekonomisi, Raporlar

A. SAVAŞ DÖNEMİ

1. Emtia fiyatlarındaki oynaklık Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte 1974, 2008 gibi yılları geride bırakarak tarihi zirvelere ulaştı.

2. Gelişmekte olan ülkelerin para birimleri özellikle savaşın başladığı 23 şubattan bu yana değer kaybediyor. Türkiye, 16 gelişmekte olan ülke arasında 2022 yılının başından bu yana, yerel para birimi en çok değer kaybeden ülke oldu.

3. Savaşın başlangıcından bu yana enerji, gıda gibi sektörler değer kazandı. Bilişim, iletişim ve keyfi tüketim malları değer kaybediyor. Bu süreçte ABD ve Japonya varlıkları satın alındı, Çin varlıkları satıldı.

B. PROJEKSİYON

4. Faiz oranları oynaklığı ocak ayından bu yana sert bir şekilde yükseldi. 2023 yılına kadar oynaklığın azalması ancak yüksek kalması bekleniyor.

5. Büyümenin derecesi mevcut durumda 5 üzerinden 2 bölgesinde. (1 en kötü, 5 en iyi) Bu haliyle, 2010-2012 dönemlerine benzerlik gösteriyor. 2012-2020 arasındaki pozitif dönemden ayrışıyor. Önemli olacak konu, mevcut koşulların 2008-2010 dönemindeki en kötü bölgeye benzeyip benzemeyeceği.

6. ABD politika faizinin 2024 ve uzun dönemde 2.25 – 2.50 bölgesinde kalması bekleniyor.

7. ABD gibi Avrupa merkez bankası ve İngiltere merkez bankası politika faizinin 2026 sonuna kadar yüksek kalması bekleniyor. Bu projeksyionlara göre daha hızlı faiz indirimine gitmesi beklenen ülke İngiltere.

 

C. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER

8. Pandemi boyunca gelişmekte olan ülke bankalarının tutmuş oldukları yerel para birimi cinsinden devlet bono-tahvilleri arttı.

9. Gelişmekte olan ülkelerin tuttukları devlet tahvilleri miktarı 2008-2010 dönemi ile kıyaslandığında benzerlik gösteriyor. Ancak Pakistan, Brezilya, Hindistan, Venezuela ve Endonezya bankaları 2008-10 dönemine göre daha fazla devlet tahvili tutuyor.

10. Pandemi başladığından bu yana kripto varlık kullanımı gelişmekte olan ülkelerde arttı. En yaygın stablecoin olan Tether’e karşı gerçekleştirilen en büyük hacimli işlem Amerikan doları ile yapılmıştır. Daha sonra ise en yüksek hacimli işlem Türk Lirası ile yapılmıştır. Bu miktar, Brezilya reali ve Rus Rublesi gibi para birimlerinin çok üzerindedir.

 

IMF tarafından “Küresel Finansal İstikrar Raporu” ismi ile yayınlanan raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

 

Lale Akarun: Türkiye’nin Toscana’sı Manisa’da bir Meyve Pazarı

24 Nisan 2022 in Sektör Analizi

Lale Akarun’a göre tarım ürünlerindeki pahalılığın sebepleri nakliye gibi aracılar ile ilgili olabilir ancak yeterli değil. “Gazetede şöyle bir başlık okudum: Bedava ürünün nakliyesi 5 lira. Doğru olmalı; ama bu bile fiyatları açıklamaz.Sakarya’da bir çiftçi, tanesini 50 kuruştan satamadığı için marul ekili tarlasını sürmüş. Nakliye çok pahalı ama pazar fiyatlarını açıklamakta yetersiz kalıyor.”

Gençler tarımda çalışmak istemiyor

Akarun’a göre tarım mesleğinin cazibesi olmadığı için meslek olarak tercih edilmiyor. Sektörde nakliye sorunlardan sadece bir tanesi. Plansızlık daha büyük bir sorun.

“Zeytin deposu olarak kullandıkları dükkanda bir genç kız çalışıyor; tarım lisesi öğrencisiymiş. Ancak tarımda çalışmak istemiyormuş; bağlama çalıyormuş; konservatuvar sınavlarına girecekmiş. Sınıf arkadaşlarından da tarımda çalışmak isteyen yokmuş. Gençlerin tarımda çalışmak istememesi anlaşılır bir şey, çünkü pazara gelen ürünün ana masraf kalemi ürün olmaktan çıkmış.”

Bana kalırsa Salihli ve çevresi İtalya’nın turistik tarım bölgelerinden daha güzel. Manisa’ya Türkiye’nin Toscana bölgesi denebilir. Ancak tarımın organizasyonunda büyük farklar var.

İtalya’da tarım organizasyonu çok farklı

“Toscana’yı bırakalım Trentino’ya bakalım. Bir dönem İtalya’nın kuzeyinde Trento Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak bulundum.”

“Bölgenin kalkınması, 1960’larda Trento Üniversitesinin kurulması ve tarımı desteklemek için düzenli çabalarla başlamış. Kuzeyinde Almanca konuşulan bu bölgeye otonomi verilmiş: Ayrı yerel yönetimi olan bir bölge olmuş. 1966’da tüm Adige vadisine büyük zarar veren sellerden sonra, Adige ırmağı ıslah edilmiş; büyük setler yapılmış. Küçük toprak sahiplerinin tarımı ve topraklarını terk etmemesi için kooperatiflere büyük destekler verilmiş altyapı yatırımları, eğitimler, soğuk hava depoları, paketleme tesisleri ve nakliye için altyapı destekleri.”

Planlı, yüksek teknolojili, verimli tarım

Akarun’a göre bu bölgede özel budama yöntemleri, farklı teknikler kullanılıyor. belirleyici unsurlardan birisi subvansiyonlar.

“Bölgede temel olarak dört ürün var: Elma, üzüm, şarap, süt ürünleri ve özellikle peynir. Gezdiğimiz her köyde kooperatiflerin elma stoklama, bazılarında işleme tesisleri vardı. Elma bahçeleri ise bizim bildiğimizden çok farklı, özel bir budama yöntemi ile iki boyutlu duvar gibi budanmış sıra sıra fidanlardan oluşuyordu. Fidanlarda çiçekler meyveye dönmeye başladığında, kuşlara karşı üstüne çekilen tül perdelerle kaplandı. Üzüm bağlarında, her sıranın başına bir gül fidanı dikmişler: Böcekler ilk olarak güllere dadandığından, çiftçiler buna bakıp ilaçlamaya karar verebiliyormuş.

Bölgede çiftçiler, yeni bir bağ ya da bahçe dikmek istediklerinde, bağlı oldukları kooperatiften eğitim ve destek alıyorlar; toprak analizleri yapılıyor; sulama ve drenaj altyapısı kuruluyor; kooperatifin sağladığı fidanlar dikiliyor; gösterilen şekilde üretim yapılıyor. Ürünlerini de kooperatif alıp pazarlıyor. Her şey planlı, düzenli, güvenli.”

Tarım turizmi

Önemli unsurlardan birisi nakliyenin yapılış şekli. Karayolu yerine demiryolunu tercih etmek önemli.

“Trento’da pazarlar Türkiye kadar zengin. Elma, üzüm ve çilek gibi yemişler dışındaki meyve ve sebze uzaklardan geliyor; ama nakliye çok iyi planlı; çoğunlukla tren ile.”

“Öte yandan, bu tip tarım, kendi turizmini yaratıyor: Kuzeydeki Avusturya, Almanya ve doğu Avrupa’dan turistler, meyve bahçelerini ve üzüm bağlarını görmeye, aralarında bisiklete binmeye, yürüyüş yapmaya geliyorlar. İtalyan şaraplarını tadıp, satın alıp dönüyorlar.”

 

Söz konusu yazı tarafından Yetkin Report için kaleme alınmıştır. Yazının orjinal haline buradan ulaşabilirsiniz.

Rapor: ABD’de orta sınıf küçülüyor

24 Nisan 2022 in Dünya Ekonomisi, Raporlar

Pew Araştırma Merkezi’nin yayımladığı rapora göre ABD orta sınıfı 1971 yılından bu yana küçülme yaşadı. Rapora göre 1970 ile 2020 yılları arasında gelirlerdeki en büyük artışı üst gelir grubu gerçekleştirdi.

1970’ten 2020’ye kadar

  • Üst gelirli hanelerin gelirleri yüzde 69 artış sergiledi.
  • Orta sınıfın gelirlerindeki artış yüzde 50 oldu.
  • Düşük gelirli hanelerin gelirleri yüzde 45 yükseldi.
Orta Sınıfın Payı

1971 yılında orta sınıfa ait bir hanede yaşayan yetişkinlerin payları yüzde 62 idi. 1971 yılından 2011’e kadar sürekli küçülen bu pay, 2021 yılında yüzde 42 oldu.
Aynı dönemde yüksek gelirli hanelerdeki yetişkinlerin payı, yüzde 29’dan yüzde 50’e çıkarken düşük gelirli hanelerin payı yüzde 10’dan yüzde 8’e geriledi.

Grafik 1: 1970-2021 ABD’de sosyal sınıfların oranı

Grafik 2:Ülkelere göre sosyal sınıfların oranı

 

pewresearch.org

 

Dijital Haber Raporu 2021: Haberlere ilgi düşüyor, Güven boşluğu artıyor

23 Nisan 2022 in Genel

Reuters Enstitüsü, Oxford Üniversitesi ile işbirliği ile dünya çapında dijital medyadaki son görüşleri ve eğilimleri ortaya koyan 10 yıllık Dijital Haber Raporunu yayınladı. Avrupa’da Pandemi sırasında elde edilen bulgular, basılı gazetelerin azaldığını, yeni medya ve iş modellerinin hızlandığını gösteriyor.

Bazı ülkelerde haberlere olan ilgide genel bir düşüş olmasına rağmen, kriz dönemlerinde, doğru ve güvenilir bilginin değeri de artış gösterdi.

BÜYÜYEN BİR GÜVEN BOŞLUĞU

Geçen yılla karşılaştırıldığında, gazeteleri bilgi kaynağı olarak kullananların yüzde 44’ünde haberlere olan güven 6 puan arttı. Finlandiya, 9 puanlık bir artışla (yüzde 65) açık ara medyaya en çok güvenen ülke.

Araştırma ayrıca, insanların genel olarak güvendiği haber kaynakları ile sosyal medya ve aramalarda buldukları haberler arasındaki büyüyen bir güven boşluğunu da gösteriyor. Genel olarak, medyaya güvensizliğin devam ettiğine dair yeterli kanıtlar da var. Rapora göre “Bu, özellikle güçlü ve bağımsız kamu hizmeti medyasının vatandaşlara güvenilir haberler sunamadığı Avrupa dışında geçerlidir.”

Böyle bir boşluk, azınlık halklar arasında daha belirgindir. Rapor, izleyicilerin bir kısmını yeniden kazanmak için bu grupları resmetmeye gerçekten ilgi gösterilmesini istiyor.

HABERLERDE GELECEK: ÇEVRİMİÇİ

Basılı yayımlar, hareket kısıtlamaları ve reklam gelirlerindeki düşüş nedeniyle Kovid-19’dan kötü şekilde etkilendi. Özellikle üyelik, abonelik ve bağışlara yönelen kaliteli gazetecilikte gelir kaynağı azaldı.

Avrupa’daki abonelerin çoğu ödeme yapma eğiliminde. Kuzey Avrupa ülkeleri ve Hollanda gibi küçük ülkelerde de ücretli çevrimiçi haberler başarılı oldu. Ancak yine de halkın büyük çoğunluğu “herhangi bir çevrimiçi haber için ödeme yapmaya direnmeye devam ediyor.”

Raporlar, haber toplayıcıların ve sosyal ağların kalıcı olduğunu da aktarıyor. Bununla birlikte, Facebook ve Twitter hala haber toplama için ana sosyal medya platformları olsa da, bazı editörler “özellikle pahalı olarak üretilen orijinal haberler için bu yaklaşımın sürdürülemez olduğunu ve gerekirse hükümetler tarafından aracılık edilen daha iyi şartlar talep ettiğini” savunuyorlar.

 

Medya Servisi

Rekabet Kurumunun Tarım Raporu

23 Nisan 2022 in Ekonomi, Raporlar

Rekabet Kurumunun tarım ürünleri alanında yürütülen sektör incelemesi kapsamında hazırladığı “Yaş Sebze ve Meyve Sektör İncelemesi Raporu” tamamlandı.

Rapordan yapılan derlemeye göre, yaş sebze ve meyveler, çok sayıda el değiştirerek, toplayıcı, simsar, komisyoncu, tüccar gibi aracılar yoluyla tüketiciye ulaştırılıyor. Yaş meyve ve sebzede üretici örgütlenmesinin arzulanan düzeyde olmaması, pazarlama kanalının uzamasına ve tüketicinin ödediği paradan üreticinin eline geçen miktarın düşmesine yol açıyor.

Girdiler çoğunlukla “oligopol” piyasalardan sağlanıyor

Tarımsal üretim gerçekleştiren oyuncular önemli oranda rekabet ederken, bu oyuncular ihtiyaçları olan girdileri çoğunlukla “oligopol” piyasalardan sağlıyor. Söz konusu problemin üreticiler üzerindeki etkisinin hafifletilmesi gerekiyor. Bu imkanın sağlanamadığı durumda ise tarım endüstrisinin karlılıktan uzaklaşması ve üretim miktarının azalması ve dolayısıyla ürün fiyatlarının artması bekleniyor.

Tarım satış kooperatifleri önemli olacak

Üretici ile tüketici arasında rol oynayan aracıları ortadan kaldırma ve aracıların elde ettiği kazancı en aza indirme konusunda tarım satış kooperatiflerinin önemli bir rolü bulunuyor.

Raporda, bağımsız olarak faaliyet gösteren bir tarım satış kooperatifinin, yerel aracılarla rekabet edebilmesine, bazı aracıları ortadan kaldırabilmesine ve ortaklarına bazı teknik avantajlar sağlayabilmesine karşın bazı ürünlerin imalatını ya da ihracatını elinde bulunduran büyük tüccar ve sanayicilerle rekabet etmesi için bölge çapında birlikler ve ülke çapında bir merkez birliği oluşturmaları önerildi.

Zincir marketlerin payı

Söz konusu raporda zincir marketlerin payları da ele alındı. Buna göre, yalnızca 4 teşebbüs pazarın yarısından fazlasına hakim durumda. Pazardaki en büyük 10 oyuncuya bakıldığında ise bu rakam yüzde 63 seviyelerine ulaşıyor. Rakamlar, organize perakende pazarı içerisinde yoğunlaşma oranlarının yıllar itibarıyla ciddi oranda arttığını gösteriyor.

Satışların peşin, ödemelerin uzun vadeye yayılması zincir marketlere önemli bir fon kaynağı yaratıyor. Tarımsal üreticilerin, zincirin diğer aktörleri karşısında müzakerelerinde çok az pazarlık gücüne sahip olduğu belirtilen raporda, tedarik zincirindeki diğer aktörlerin güçlerinin sınırlandırılması durumunda, çiftçilerin gelirlerinin artırılması, arz güvenliği ve tüketici fiyatlarının makul seviyelere gelmesi, amaçlara birlikte ulaşılabilmesinin mümkün hale geleceği ifade edildi.

Perakendeciler pazarda sahip oldukları güç nedeniyle tüketici talebini, tüketicilerin neyi, nasıl ve nerede satın aldıklarını şekillendiriyor. Süpermarketlerin perakende seviyesindeki pazar gücü ve tedarik seviyesinde sahip oldukları alıcı gücü birbirini güçlendiriyor.

Yerli Üretim Sağlanmalı

Raporda, tarım piyasalarında hem arz güvenliği hem de fiyat istikrarı açısından alınması gereken önlemlere ilişkin önerilere de yer verildi. Buna göre, Türkiye’de tarımsal üretim, en önemli girdi kalemleri olan akaryakıt, gübre, tohum ve ilaçta ithalata ve dolayısı ile döviz kuruna bağımlı olunması nedeniyle oldukça maliyetli. Bu nedenle kısa dönemde söz konusu girdilerin sübvanse edilmesi, uzun dönemde ise bu alanlarda olabildiğince yerli üretimin sağlanması hem fiyatlar hem de arz güvenliği için önem taşıyor.

Piyasanın Şeffaflığı Arttırılmalı

Tedarik zincirinin boyunun kısaltılması için aracıların (tüccar, komisyoncular, nakliyeciler, depolama) üstlendikleri fonksiyonların üretici birlikleri vasıtası ile yerine getirilmesi, bu çerçevede üretici birliklerinin yeniden yapılandırılması, Tarım ve Orman ile Ticaret bakanlıkları önderliğinde komisyon oluşturulması gerektiği belirtildi. Raporda, çiftçilerin gelirlerinin artırılmasına yönelik destek mekanizmalarının artırılması, tarımsal destekler ekim öncesi açıklanması ve bunun uzun dönemli olması, zorunlu fiyat bildirimleri yanında üretim, kapasite, stok, ticaret gibi piyasa verilerine çiftçilerin ulaşması için piyasa şeffaflığının artırılmasına yönelik mekanizmaların hayata geçirilmesi önerildi.

 

AA

Goldman Sachs’tan Metaverse Raporu

23 Nisan 2022 in blockchain, Kripto Para

Metaverse

Goldman Sachs son araştırma raporunda Metaverse’ün donanım yarışına doğru evrileceğini belirtti.

Raporda göre VR konusunda “ana yarış” Apple ve Meta arasında gerçekleşecek.

“Apple bu alandaki çalışmalarını büyütmek için araştırma yapmaya devam ederken, Meta rekabetçi donanım fiyatları ve çekici deneyimler yoluyla bir kullanıcı tabanı oluşturmayı hedefliyor.”

Banka raporunda 2023 yılına kadar bu teknolojide ve kullanıcı tabanında ciddi bir büyüme beklediğini belirtti. Raporda şu ifadelere yer verildi:

“VR ürünleri 2023’e kadar hızla gelişecek. Bu ürünlerin satışının artıp azalması tüketicilerin kullanım deneyimlerine bağlı olacak. VR bazı çözülebilir sorunlar içerse de, uzaktan çalışmanın ayrılmaz bir parçası olacak. Meta’nın 2022’nin sonbaharında Quest Pro ürününü piyasaya sürmesini ve Apple’ın 2023’ün başlarında kendi ürünlerini piyasaya sürmesini bekliyoruz.”

Grafik 1: Metaverse kelimesinin Google’da arama miktarı

Grafik 2: VR aygıtlarının kullanım miktarları ve artış beklentileri

WEB 3.0

“Web 3.0” nasıl bir şekil alabilir? Temel başlıklar şu şekilde:

  • Kullanıcının verileri üzerinde daha fazla kontrolü
  • İçeriklerinden daha doğrudan para kazanan içerik oluşturucu ve içerik oluşturucu olarak bireyin yükselişi
  • Merkezi olmayan sistemlerin yükselişi
  • Ödeme mekanizmalarında esneklik
Grafik 3: İnternetin Evrimi

 

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Japonya, Rusya’ya Yaptırım Bedelini Ödemek İstiyor mu?

23 Nisan 2022 in Dünya Ekonomisi

Japonya Başbakanı Kishida Fumio, Rusya’nın Avrupa’daki saldırganlığına yanıt olarak kilit önlemlerle ilerledi.

Kishida, Japonya’nın Ukrayna’ya verdiği kredileri üç katına çıkararak toplamı 300 milyon dolara çıkaracağını duyurdu. Diğer önlemler arasında, Rusya’dan kömür ithalatını aşamalı olarak durdurma ve Rusya’dan bir dizi maddenin ithalatını yasaklama girişimleri de yer alıyor. Rus kömür ithalatı şu anda Japonya’da elektrik üretimi için kullanılan toplamın yüzde 13’ünü oluşturuyor.

Bu politikaların ileride Japonya’da enflasyona katkıda bulunması olasıdır. Enerji maliyetleri, Japonya Merkez Bankası’nın son tüketici fiyat endeksi raporlarında vurgulanan bir endişe olmaya devam ediyor.

Para biriminin değer kaybetmesi ihracatı olumsuz etkileyebilir

Japonya Maliye Bakanı Suzuki Shunichi, Japon yeni’nin ABD doları karşısındaki dalgalanmalarını “istenmeyen” olarak nitelendirdi. Buradaki endişe, Japon firmalarının, Japonya’nın ekonomik oynaklığı göz önüne alındığında, artan ithalat maliyetlerini tüketicilere yansıtmak için iyi bir konumda olmamasıdır.

Bir miktar enflasyon beklense de, ithalatla ilişkili bir dizi enflasyon maliyeti, uzun vadede Japonya’daki tüketicilere zarar verebilir.

Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanan rakamlara göre Japonya’nın mevcut tüketici fiyat endeksi Şubat 2020’den bu yana en hızlı fiyat artışını gösteriyor.

Kishida hükümetinin son hamleleri, Rus saldırganlığına karşı güçlü bir duruş sergilediğini gösteriyor.Ancak Japonya başbakanı, özellikle bu önlemlerin enflasyona katkıda bulunma ve Japonya’nın ekonomik toparlanmasını etkileme potansiyeliyle, dış politika zorluklarına odaklanmaya devam edebilir mi?

 

The Diplomat

Pandemi borcu hangi nesillere miras kalacak? (C.D Howe)

23 Nisan 2022 in Dünya Ekonomisi

Kanada Maliye Bakanı Chrystia Freeland bu ay yaptığı bütçe konuşmasında, “Borç-GSYİH oranımızın düşmeye devam etmesi gerektiğine kesinlikle kararlıyız” dedi.”

Pandemi kaynaklı borcun ödenmesi ve borçta mutlak bir azalma sağlamak için bütçenin fazla vermesi gerekiyor. Ana senaryoda, Kanada’da borç-GSYİH oranının 2055-56’ya kadar yüzde 16,5’e düşmesi beklenmektedir. Pandemi öncesinde bu seviye yüzde 30’lardaydı.

Olağanüstü mali istikrar önlemlerinden yararlanan nesillerin maliyetleri üstlenmesi için, gelecek nesillere borç kalmaması için pandemi kaynaklı borcun 18 ila 25 yıl arasında (2050-2055 yılına kadar) tasfiye edilmesi gerekmektedir.

Bu durumda yük gelecek nesillere kalmayacaktır. Gelecek nesiller, yaşlanan bir nüfus ve iklim değişikliğinin maliyetleriyle zaten karşı karşıyadır. Pandemi kaynaklı borcu onlara miras bırakmak adaletli olmayacaktır.

Kanada bütçesinde 2026-27 yılına kadar yılda 3 milyar dolarlık mali tasarruf hedeflenmektedir. Bu mali tasarruf yılda 15-20 milyar dolar seviyesine çıkarılırsa pandemi kaynaklı borç 18 yıllık bir zaman diliminde tasfiye edilecektir.

Bu da gelecek nesillerin pandemi borcunu üstlenmemesinde yeterli olacaktır.

Sonuç (Editör Notu)

1. Pandemi kaynaklı oluşan bütçe açığı ve borç fazlasının ne şekilde tasfiye edileceği ve sorumluluğu daha çok kimin üstleneceği önemli bir sorun. Ülkeler toparlanma çabalarının yanısıra gelecek için bu konuya kafa yormak durumundalar.

2. Güncel olarak %1 olan Kanada Merkez Bankası politika faizinin, 2050 yılına kadar %2.25 ve %3.25 seviyelerinde kalması pandemi öncesi en iyi borç/GSYİH oranını yakalaması için en uygun senaryo oluyor. Bu da gelişmiş ülkelerde düşük faizin kısa ve orta vadede gündemde olmayacağı anlamına geliyor.

3. Pandemi kaynaklı olarak bütçe açığı veren ülkeler, bütçe fazlası vererek ekonomilerini dengelemeye çalışacaktır. Bu durum küresel ekonomide tüm ülkeler nezdinde ihracatın ve kendine yeterliliğin daha önemli olacağı bir dönemin başlayacağı anlamına geliyor.

4. Kolay paranın olmayacağı yüksek faiz ortamında, borsaların yükselmesi eskisi kadar kolay olmayabilir. Yüksek gelir grubu dışındaki sosyal sınıfların gelirini koruması için borsalar dışında özel sektör bonoları, gayrimenkul ve belki kripto varlıklar hakkında bilgi sahibi olmaları önemli olacaktır.

Grafik 1: Pandemiden Kaynaklanan Reel Çıktı Kaybı (Milyar dolar)

Grafik 2: Farklı Faiz Oranları Senaryosunda Borç/GSYİH karşılaştırması

 

John Lester, C.D Howe Enstitüsü

*C.D Howe Enstitüsü, Kanada’nın dünya çapındaki IDEAS/RePEc ve TTCSP küresel sıralamalarında en iyi düşünce kuruluşudur.
**
John Lester, Kamu Politiği Okulu’nda Yönetici Öğretim Üyesidir.

 

Araç çubuğuna atla