Etkinlik

  • Mustafa Çağlar Aras bir güncelleme yayınladı 1 yıl 8 ay önce

    Galiba doları yükseltip enflasyonu düşük tutarak dış ticaret açığını azaltmayı planlıyorlar. Bu para birimimizden ziyade üretim değerlerimizin dünya piyasasında ucuzlaması anlamını taşıyor. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde yapay zeka ve robotların sağlayacağı iş gücü arzı sonucu ucuzlayacak iş gücü ile rekabet edebilmenin tek çaresi olarak görüldüğü kanaatindeyim.

    • 1 yıl 8 ay önce tarihinde Dr.ilknur üner yanıtladı

      Mustafa Çağlar bey merhaba aramıza hoşgeldiniz. Yorumunuz son derece tutarlı ancak şu an uygulanan ekonomi politikalarının uzun vadeli bir planın parçası olduğunu pek düşünmüyorum.Söylediğiniz gibi bir plan dahilinde olmasını çok isterdim ama bizim farkında olduğumuz Endüstri 4.0 konusunun karar vericilerin gündem maddelerinde yer almadığını düşünüyorum.(Belki de yer alıyordur ben farkına varamamış olabilirim)Buna ilişkin alınan ciddi bir karar, adım olmadığından önem verdiklerini pek düşünmüyorum açıkçası.Yorumlarınızı görmeye devam etmek isteriz.Saygılar

      • Merhaba İlknur Hanım teşekkür ederim. Ben zaten Endüstri 4.0 konusunun gündem maddelerine alınamadığını bu yüzden çözüm olarak bu yola başvurulmaya çalışıldığını düşünüyorum. Doların yükselme hızı iki senedir enflasyona oranla yaklaşık 2 kat. Bu ancak enflasyon baskılanarak sağlanabilir. Bu baskılama yönteminde enflasyon sepetine dahil edilen ürünlerin özellikle seçilmesinin büyük parmağı var. Bu seçilim sonuç olarak enflasyon rakamına göre artan gelirin de baskılanmasını sağlayacaktır. Ve alım gücümüz enflasyon sepeti ile sınırlanmaya başlayacak bunun sonucunda da refah seviyemiz düşmeye başlayacaktır. Enflasyon sepetine doların artışından etkilenmeyen kalemler konulmaya çalışılsa da Türkiye’de enflasyonu sınırlandırmak çok kolay değil. Türkiye dış piyasaya büyük ölçüde bağımlı. Doların yükselmesi enflasyona doğrudan olmasa da dolaylı yoldan etki ederek enflasyonun da belirli ölçüde planlanandan daha fazla yükselmesini sağlayacaktır.
        Ocak 2017 den itibaren devalüasyona gitmeyi planladıklarını düşünmüştüm. Hane halkının elindeki döviz stoku azaltılmaya çalışılması, GLP, kaldıraç kısıtlaması, bankaların türk lirası depo karşılığı döviz kullanımına izin verilmesi gibi kanunlar ile de devalüasyon fikrim güçlenmişti. Ancak en son çıkarılan merkez bankasının kredi borçlarını satın alabilmesinin önünü açan kanundan sonra fikrim değişti. Bu yap-bozun son parçasında devalüasyon yerine QE planlandı. Enflasyon baskılandığında parasal gevşeme yukarıda bahsettiğim etkiyi sağlayacaktır.

        • 1 yıl 8 ay önce tarihinde Dr.ilknur üner yanıtladı

          Mustafa Çağlar bey, bahsettiğiniz yapının dolaylı yoldan da olsa böyle bir fayda sağlaması mümkün ancak ekonomik gelişme sergilemiş ülkelerin yol haritalarına baktığınızda sadece devalüasyon yaparak veyasadece enflasyonu baskılayarak ekonomilerini geliştirdiklerini, büyüklerini söylememiz doğru olmayabilir.Çin, Hindistan gibi ülkelerin geçmişleri felaket dolu ve çok acı bir dönüşüm süreci yaşamışlar.Çin şu an dünya devi.Hindistan dünyaya teknoloji satan bir ülke.Bu ülkeler önce ekonomik kalkınma planı oluşturup sonra para politikasını ona hizmet eder hale getirmiştir.Bizde ne yazık ekonomik plan vs yok.İnandığım ve savunduğum tek bir şey var.O da reel ekonomiyi desteklemeyen para politikası kısa vadede başarılı olsa bile uzun vadede ülkeye birşey kazandırmayacaktır.Vaktiniz olursa James Rıckardsın Kur Savaşları kitabını okumanızı tavsiye ederim.Siz isterseniz helikopterden para saçın reel ekonominiz gelen parayı üretime çeviremiyorsa o paranın değerinin çakıl taşından farkı olmuyor.Bizdeki QE’nin neye hizmet ettiği veya ekonomik büyümenin hangi sektörlerle sağlanmaya çalışıldığı veya verilen KGF’lerin nerelere gittiği belli dolayısıyla şu anki para politikasını ne yazık ki uzun vadeli bir planın parçası olarak değerlendirmiyorum.Saygılar

          • Yukarıda söylediklerinize kesinlikle katılıyorum. Bahsettiğiniz kitabı da tesadüf ama sipariş verdim 😊. Uzun vadede kesinlikle geleceğimizi çalıyorlar. Bir ülkenin değerlerinin dünya piyasasında değerlenmesi çok meşakkatli bir iştir. Bizim ekonomik değerlerimiz dünya piyasasında değersizleştiriliyor. Gelecekte tekrar değer kazandırılabilecek bir ekonomimiz olur mu bilemeyeceğiz. Bu dönemde Türk lirasından çıkarak sahip olduğumuz değerleri koruyabiliriz. Doların seviyesi tahmin edilemeyecek kadar yükselecek böyle giderse.

            • 1 yıl 8 ay önce tarihinde Dr.ilknur üner yanıtladı

              Kitapta dünyada yaşanmış ve yaşanmakta olan kur savaşları anlatılmış.Bir sürü ülkenin bir sürü paranın devalüasyonlarından/revalüasyonlarından, usdnin çökmesinden vs bahsedilmiş.Aslında tüm dünyada para birimleri ekonomik güce göre değersizleşiyor veya değer kazanıyor ama ülke parasının geri planındaki ekonomi güç ve plan bunun rotasını belirliyor.(İnşallah biz de bir gün rotamızı bulur nereye gittiğimizi bilir hale geliriz.).Bu konuda sizinle aynı görüşlere sahip olmak beni mutlu etti.Ekonomik kavramları bağlamanızı ve yorumlarınızı beğenmiştim.Yeni yazılarınızı da okumak isterim.Saygılar…