Etkinlik

  • AHMET RUŞEN HAFIZOĞULLARI bir güncelleme yayınladı 4 hafta 1 gün önce

    Merhaba ,
    Bize Kendimizi ifade edecek bu sayfayı oluşturan PARA ANALİZ Yönetici ve çalışanlarına teşekkürlerimi sunarak, yazımın ilk bölümüne başlamak istiyorum.
    Siz değerli üye ve okuyuculara ekonomi konusunda başımdan geçen ilginç, gerçek ve ibretlik mevzuları anlatacağım. Bölümler halinde sunacağım yazım da , elimden geldiği kadarı ile teknik terimlerden uzak, halk dilinde anlaşılır bir dilde olması hedefimdir. Belli bir kesimden ziyade her kesimin okuması ve anlaması çok önemlidir. Çünkü öyle yada böyle yolunuz bu mevzularla kesişecektir. Cümle düşüklükleri , noktalama hatalarım ve sürçi lisan edersem affınıza sığınır,
    Saygılar sunarım,
    İslami ekonomi kapsamında Faizsiz Bankacılık sektörünün öncüsü Albaraka Türk Katılım Bankası ismini duymuşsunuzdur. Ben 17 yıl bu Bankanın hemen hemen her biriminde çalıştım. Tahsilimi de Bankacılığa uygun bir şekilde İşletme okuyarak bitirdim. İş bu bankanın neredeyse ilk çalışanları arasındaydım. Sicilim 960 dı. Yani 960. Çalışanıyım. Çalışmaya başladığım dönemlerde Bankanın 21 Adet Şubesi vardı. Bankacılık adına verilen her türlü işi yapıyorduk. Bankacılık hizmetlerinin alt yapı projelerinde dahi görev aldım. İlk başlarda acemisi olduğumuz Bankacılık İşlemlerinde zamanla tecrübe sahibi olduk. Neyin ne olduğunu anlamaya başladık. Malumunuz Ülke şartlarında her doğru her yerde söylenmiyor. İlk zamanlar kanaat getirdiğimiz doğruları söyleyemedik. Çünkü, Sıralı Bankacılk işlemlerinin yapılışını anlasak da işlemlerin içtihatı konusunda eksiklerimiz bulunuyordu. Ayrıca bakmakla yükümlü bir ailem vardı. Borçluyduk. Ödemelerimiz bulunmaktaydı. Hamdık ama pişmiştik yanmaya geçme aşamalarındaydık. Bankacılık işlemlerini bir bütün halinde yorumlamak için uygulamalarla beraber içtehatlarıda bilmek gerekiyor. Olgunlaşma evresi tamamlanınca herşeyi daha iyi anladık. Bu da zamanla oluyor. İşte o zaman 2014 yılının Haziran ayında geldi. Yapılan yanlışları toplayıp Bankanın Kendi mail ortamında her çalışana mail attım. Gücün tek taraflı kullanılması, sonra kurumsal bir güce karşı ne yapabilirsin şeklinde davranış ve söylemlerin yapılması, Yaptırımların usulsüz olması, Keyfi uygulamalar Her bir durumu yöneticilerin kendi lehlerine uygun uyarlaması doğruları konuşmaya ve yazmaya mecbur hale getirmiştir. Peki, bunca zaman işlerin arap saçına dönmesine neden doğru söylediğime inandığım ifadeler nedir. Kısaca, Bankada çalışıyorken Bankada yapılan yanlışlıkları dile getirmemdir. Mevzuata aykırı işlemleri, Yasalara aykırı işlemleri, Aykırı işlemleri yasalara uydurma işlemleri, Yapılan yolsuzlukları, Adaletsizlikleri, İç huzursuzluğu, Misyona bağdaşmayan davranışları geçmişte tarihe damga vuran zatların özlü, güzel sözleri ile kendilerine tevdi etmektir. Bunları söyledik. Ancak hoşlarına gitmeyen bu sözler yüzünden İş kanununun en ağır, 25. Maddesinin b ve e fırkasına göre işten çıkarıldık. İşte; Adliye Sarayı, Mahkeme, Hakim, Avukat, Yargıtay ve Bilir Kişi gibi isimlerle tanışmam böyle başladı. Adliyeye girişimiz Zar zor temin ettiğimiz bir para ile Avukat tutmakla oldu. Avukat aracılığı ile Anadolu T.C. 18. İş Mahkemesi nezdinde İşe iade davası açtık. Usül Böyleymiş.
    Bu ilk bölümü bitireyim inşallah diğer bölümü aldığım tepkiler ölçüsünde yazmaya devam edeceğim. Teşekkür ederim.