Anasayfa » Qua Vadimus: Merkez Bankası Dijital Para Birimi (CBDC) – 1

Bu gönderiyi paylaş

Genel

Qua Vadimus: Merkez Bankası Dijital Para Birimi (CBDC) – 1

Sofist rolüne bürünme isteğimden dolayı birtakım dinamikleri aktarmak istiyorum. Fakat bu dinamikleri aktarırken, Erasmus’un “Deliliğe Övgü” kitabında bahsettiği üzere, “ciddi bir konuyu gülünç kılmak bir o kadar aymazlık iken, öte taraftan gerçekten gülünç olana gülünç olmayan bir kılıf uydurmak da büyük bir beceri gerektirmektedir”. Umarım bu beceriyi sağlayabilirim.  

2008 krizinin önemli sonuçlarından biri insanların para ve bunun arkasındaki dinamikler hakkında düşünme biçimlerinin değişmeye başlamasıdır. Bu düşünce biçiminin yarattığı ürünlerden bazıları, krizden itibaren “devrim” olarak adlandırılmaya başlanıldı. Bitcoin/ stablecoin devrimleri bunun bir örneğidir. Bunların gerçekten bir devrim olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu. Fakat buna karşılık, merkez bankaları bu düşünüş biçimin yansıması olarak yeni bir araç geliştirmeye doğru hareket ediyor. CBDC (Merkez bankası dijital para birimi) bunlardan biri.

Merkez bankasının iki tür parası vardır: Nakit ve rezervler (bankaların merkez bankasındaki mevduatı). Bunlar muhasebe açısından yükümlülükler tarafında bulunmaktadır. Fakat şu an üçüncü bir para birimi olan CBDC ön plana çıkmaktadır. CBDC’ler merkez bankaları tarafından yaratılan nakit (fiziksel) paranın dijital bir versiyonudur ve merkez bankasının dijital ödeme aracı olarak kullanılabilecek bir yükümlülüğüdür. Bu versiyon, nakit paranın alternatifi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu para birimi, bireyler, işletmeler ve finansal kurumlar tarafından çeşitli amaçlar için kullanılabilir. (Fed, 2020). Başka bir deyişle, bu para birimine herhangi bir aracı kurum olmadan doğrudan son bir kullanıcı olarak erişebileceğiz (Bizim de artık dolaylı ya da doğrudan olarak Merkez Bankasında hesabımız olacak 😊). Aynı zamanda CBDC’nin kapsamının derinliği, bilgisayar biliminden parasal ekonomiye kadar bir dizi konuyu kapsar (Bank of England, 2018). Pratik açıdan, Ekim 2020’de Bahamalar dünyanın ilk merkez bankası dijital para birimini (CBDC) piyasaya sürdü. Çin, “e-yuan”ın büyük ölçekli denemelerine başladı. İsveç ve Güney Kore de dahil olmak üzere diğer 14 ülke CBDC’leri ile pilot aşamada. Avrupa ise ​​2025 yılına kadar dijital bir euro başlatmak istiyor (The Economist, 2021)

  • Bu noktada, küresel çapta Merkez Bankası Dijital Para Birimlerinin (CBDC) mevcut durumunu takip edebilirsiniz.

https://cbdctracker.org/

Buradaki dijital merkez bankası parasının oluşturulmasının arkasındaki etken nedir? Bu etken, en temelde, 2008 krizinden itibaren mevcut ödeme sistemlerinde gerçekleşen aksaklığa karşın bu sistemin iyileştirilmesini sağlamaktadır. Dolayısıyla ortada var olan sorunu çözme girişimi vardır. Bununla beraber, küresel açıdan yükselişte olan stablecoin (örn. Libra) ve kripto paralara alternatif sağlamaktadır. Her ne kadar BIS (Bank of International Settlement), özel sektör tarafından sunulan stabilcoinler’in, merkez bankası dijital parasını ihracını teşvik etmede oynadığı rolü reddetse de (Coindesk, 2020), kanımca var olan güdünün temelinde bir tepkiden bahsedebiliriz.

Peki muhasebe açısından bunun karşılığı nedir?

(BIS, 2021)

Merkez bankasının klasik muhasebesel gösterime ek olarak CBDC kırmızı renk olarak yükümlülük tarafına eklenmektedir. Fakat insanların dikkat ettiği şey, paranın bir muhasebe açısından nasıl kaydedildiğiyle ilgili değil, bu paranın satın alma veya herhangi bir amaç için kullanılıp kullanılamayacağıyla ilgilidir. Bununla birlikte, perakende (retail) açısından CBDC’nin kullanılıp kullanılamayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak. Bu noktada BIS’in raporuna bakabiliriz. “CBDC’ler, perakende hızlı ödeme sistemleri gibi diğer altyapılar tarafından sağlanan ödeme araçlarına benzer görünmektedir. Bu sistemler küresel çapta yayılıyor ve alacaklıya gerçek veya neredeyse gerçek zamanlı olarak fon sağlıyor. Gerçekten de perakende CBDC’ler, perakende hızlı ödeme sistemleri ve 7/24 toptan ödeme sistemlerini desteklemek, ödeme sistemindeki potansiyel iyileştirmelerin bir sürekliliğini oluşturur” (BIS, 2021). Bunun yanısıra, CBDC’nin ödeme sistemi içerisinde iyileştirici bir rol oynaması aynı zamanda evrensel temel gelirin sağlanması açısından önemli bir araç teşkil edebilir.

Öte yandan, CBDC’nin, merkez bankaları tarafından doğrudan halka ve firmalara ihraç edilmesi bankacılık sistemine karşın bir rekabet alanı yaratacak mı? Daha da açarsak, para arzı, bankacılık sistemi tarafından kredi yaratımı yoluyla yaratılır. Başka bir deyişle, bankalar kredi verdiğinde yoktan para yaratırlar. O zaman CBDC, paranın üzerinde tekel güç olan bankaları tasfiye etme aracı olarak görülebilir mi? Werner bu durumu “Merkez Bankası, Sovyetler Birliği’ndeki Gosbank gibi şehirdeki tek banka olmak istiyor. ABD İmparatorluğu içinde Sovyetleşmeye tanık oluyoruz.” diye değerlendirmektedir (Werner, 2021). Böyle bir durumda, kanımca, yüzyıllardır kapitalist sistemin merkezinde olan ve finansal liberalleşmenin temelleri olan bankaların bunu kabullenmesi mümkün gibi durmuyor. Nedeni bellidir. Üretimin verimli bir şekilde topyekûn toplumsallaşması ve sermaye birikimi arasında çelişki vardır (Lombardi, 2021). Dijital para birimi bu yapı içerisinde bir çelişkiyi yansıtmaktadır. Bana göre, finansal kurguların dijitalleşme temelinde ilerlediği bir dünya içerisinde, CBDC’nin bankacılık sistemi içerisindeki akışlarla sınırlandırılma ihtimali yüksek gibi duruyor. İnsanların nakit tutma özgürlüğünün sınırlandırılması, yolsuzluk gibi durumların azalma ihtimali vardır. Fakat gerçekten bu yolsuzluk ihtimalinin azalması yerine insanların finansal faaliyetlerin kapılarını hükümetlere daha da açma ihtimali artabilir (Michael Roberts, 2021).

Peki Amerikan İmparatorluğunun bakıcısı olan Fed bu duruma ne diyor? Fed başkanı Powell “Merkez bankasının dijital para birimi geliştirmek için acele etmeye gerek olmadığını” söylüyor. Kaygı vardır ve Fed’in politika yapıcıları arasında bunu hissedebiliyoruz. Örneğin, “Yakın tarihli bir Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC) anketine göre, 2019’da ABD’deki hanelerin yaklaşık yüzde 5,4’ü banka hesabından yoksundu. Bir CBDC geliştirmenin, hanelerin bu yüzde 1’ine ulaşmanın en basit ve en az maliyetli yolu olması bana mantıksız geliyor.” (Fed, 2021)

Sonuç olarak, Hegel’in Fransız Devrimi üzerine yazdığı “olumsuz özgürlük” kavramsallaştırması bu durumu iyi açıklamaktadır. Bu kavram, Fransa’daki krallığın (ancient rejimin) yıkıldığını fakat yerine bir şey koyma durumunun belirsizliğini ifade etmektedir. Dolayısıyla ortaya bir soru çıkmaktadır. Bireyin başkalarının otoritesine maruz kalmadan özgür olma durumu ortaya çıkmakta mıdır? Kanımca, Bitcoin veya merkeziyetsiz finans, stablecoinler ve CBDC bu durumun yansımalarından biridir. Yani, küresel parasal sistemin kendisini yeni bir alana bırakacağı açıkken yeni bir şeyin oluşması ve belirsizliği hala tartışılmaya devam ediyor. Buradan hareketle, sonraki yazılarda “CBDC’nin, parasal aktarım mekanizması ile ilişkisi ve dolayısıyla para politikasına etkisi ne olabilir?  Faizler ile CBDC arasındaki ilişki sizce nasıl ele alınmalı? CBDC, perakende sektörü için bir avantaj mı ve bu piyasaya ne sağlayabilir? Evrensel temel gelir açısından CBDC önemli bir araç mı?”  gibi soruları tartışacağım.

Twitter adresime buradan ulaşabilirsiniz @bilinenyapit

Kaynakça

https://www.federalreserve.gov/faqs/what-is-a-central-bank-digital-currency.htm

https://thenextrecession.wordpress.com/2021/04/09/financial-fiction-part-two-the-new-ones-spacs-nfts-cryptocurrencies/

https://www.bankofengland.co.uk/working-paper/2018/broadening-narrow-money-monetary-policy-with-a-central-bank-digital-currency

https://www.coindesk.com/cbdc-issuance-is-not-a-reaction-to-libra-says-central-bank-body

https://twitter.com/scientificecon/status/1379072952424140811

https://www.marxist.com/digital-currencies-could-help-humankind-they-won-t.htm

https://www.economist.com/the-economist-explains/2021/02/16/what-is-the-fuss-over-central-bank-digital-currencies

https://www.bis.org/speeches/sp210331.htm

Bu gönderiyi paylaş

Yorum Yaz

Araç çubuğuna atla